esiad rss besleme
26
Eylül
2018

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ZİRVESİ

Avrupa Birliği İklim Diplomasisi haftası kapsamında derneğimiz bünyesinde faaliyetlerini sürdüren İzmir AB Bilgi Merkezi tarafından, “İklim Değişikliği ile Mücadele ve Sürdürülebilirlik Zirvesi” gerçekleştirildi. Zirvede konuşan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fadıl Sivri, sürdürülebilir kalkınma konusunda daha katedilecek mesafe bulunduğunu söyledi.

toplu_

Zirvenin açılış konuşmasını yapan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fadıl Sivri, Birleşmiş Milletler’in, 2016 senesinde 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi belirlediğine dikkat çeken Sivri, “BM, 2017 yılında OECD ülkelerinin bu hedeflere yönelik performanslarını değerlendirdi. Türkiye sadece sekiz göstergede iyi ve üzeri not almış durumda. Sürdürülebilir kalkınma hedefleri, üretimin ilk aşamasından tüketime yaşam biçimini değiştirmek anlamına geliyor. Siyasi irade, Ar-Ge faaliyetlerinin geliştirilmesi, finansman ve tüketici olarak çeşitli açılardan bu dönüşümü gerçekleştirecek kapasite ve mekanizmayı oluşturmamız gerekiyor. Bu da aynı zamanda ekolojik tarım, biyo-teknoloji, malzeme bilimi, nano-teknoloji gibi birçok konuda ilerleme demek. Atık yönetimi ve geri kazanma, enerji verimliliği gibi alanlardaki yeni yaklaşımlardan doğan döngüsel ekonomi kavramı da bu dönüşümün bir başka boyutu.” diye konuştu. Sürdürülebilir Kalkınma hedefleri doğrultusunda altyapı, temiz enerji, su, sağlık ve tarım konularında küresel ölçekte yıllık 5 ila 7 trilyon dolarlık bir yatırım yapılması gerektiğini belirten Sivri, bunun başarılması için hükümetler, özel sektör ve toplum arasında bütüncül bir yaklaşımla stratejik işbirliği yapılmasının önemine dikkat çekti.

İş dünyasına çağrı

Teknolojik dönüşüm ve ekonomik yansımalar ile çevre ve iklim değişikliğine dönük kaygılar nedeniyle iş dünyasının da elini taşın altına sokmasını gerektiğini kaydeden Başkan Sivri, “ESİAD olarak üyelerimizin yatırım kararlarında Endüstri 4.0 uygulamaları ve iklim dostu teknolojilere yönelimi konusunda çalışmalar yapıyoruz. Ancak çoğunluğunun özel sektör tarafından yapılması öngörülen düşük karbonlu ve yüksek verimli teknoloji yatırımlarının rekabetçilikle uyumlu bir şekilde desteklenmesi gerekiyor. Son dönemde mevzuatta Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerine yönelik iyileştirmeler olsa da bu desteklerin sürdürülebilirlik alanında daha geniş bir tabana yayılması, orta ölçekli ve KOBİ seviyesinde yaygınlaşması ihtiyacı var.” yorumunda bulundu. sivri5_

“Farkındalık yaratıyoruz”

ESİAD Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Betül Elmasoğlu ise, “Yatırım kararları daha çevreci ve iklim dostu hedefleri içermeye başladı. Avrupa’da döngüsel ekonomi prensipleri uygulanarak geliştirilecek teknolojik dönüşümün 2030 yılında net 1,8 trilyon EURO kar sağlayacağı tahminleri yapılıyor. İş dünyası olarak hali hazırda sahip olduğumuz bilgi, teknoloji, insan kaynağı ve finansal kaynaklar ile hem bugünkü hem de gelecek kuşaklara “yaşanabilir bir gelecek” sunabilecek güçteyiz. İşte biz de bu düşünceyle ESİAD içerisinde Sürdürülebilir Kalkınma Komitesini kurduk. ESİAD olarak, sürdürülebilirlik olgusuna yönelik planladığımız seminer ve konferansların yanı sıra bir Sürdürülebilirlik Merkezi’ne dönüşme vizyonumuz var. Şirketlerimize yönelik yeşil finansman, yeşil iş modelleri, sürdürülebilir tedarik zinciri ve sürdürülebilir istihdam konularında eğitimler vermek; yine şirketlerimizin iş modellerine yönelik çalışmalar yapmak kuracağımız Merkez için kurguladığımız hedeflerimizin arasında. ” dedi.

elmasoglu3_

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Bölüm Başkan Yardımcısı Tibor Sztaricskai, ise yaptığı konuşmada iklim değişikliği konusunda sadece devlet kaynaklarına bel bağlamanın doğru olmadığını ifade etti. Akademik dünya ile sivil toplum örgütlerinin de birlikte hareket etmesi gerektiğini söyleyen Sztaricskai, “AB, Paris Anlaşması’nda sera gazı azaltılması için çok iddialı hedefler belirledi. 2020 hedeflerimizin neredeyse hepsini karşıladık, 2030 hedefleri için şimdiden çalışmalara başladık. AB bir ülke değil ama birlikte çalışan ülkeler topluluğudur. İklim değişikliğini önlemek için ortaklar arıyoruz. Bu gezegeni bizimle birlikte paylaşan canlılar için AB çok önemli kaynaklar ayırıyor. Amacımız olumlu değişiklikler yapabileceğimiz alanlara odaklanmak. Türkiye birçok farklı alan için önemli kilit noktası. Türkiye’nin Avrupa ekonomisi için önemli bir yeri var” dedi. tibor3_

Boğaziçi Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma ve Temiz Üretim Araştırma Merkezi Müdürü Prof.Dr. Nilgün Cılız da “İklim Değişikliğiyle Mücadele ve İyi Uygulama Örnekleriyle Sürdürülebilirlik” isimli bir sunum gerçekleştirdi.

“Koşullar değişince anlaşmalar yenilenir”

Zirvede “AB’de Neredeyiz” adlı bir sunum yapan AB Uzmanı Can Baydarol ise, Ankara Anlaşması ile AB, Türkiye’nin doğu ile batı arasında tampon ülke olmasını net bir şekilde ifade ettiğini vurgulayarak “Bu anlaşmanın 28. maddesinde Türkiye’nin AB’ye kademeli olarak üye olacağı anlatmaktadır. Anlaşmadan ‘tam üyelik’ ifadesini aldığınız zaman tam bir boşluğa düşeriz” diye konuştu.

4_

Konuşmalardan sonra “Üst Yöneticilerle İklim Değişikliği ile Mücadele ve Sürdürülebilirlik Üstüne” başlıklıbir panel yapıldı. Moderatörlüğünü Can Baydarol’un yaptığı panele konuşmacı olarak, Ernst & Young Türkiye Sürdürülebilirlik Direktörü Richard Betts, Eko Group CEO’su H. Serhan Süzer, Yaşar Holding CEO’su Dr. Mehmet Aktaş, ESBAŞ CEO’su Dr. Faruk Güler katıldı. Zirvenin kapanış konuşmasını ise ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden yaptı.

Basifed türkonfed AB Bilgi Merkezi İzmir