esiad rss besleme
21
Eylül
2018

GÜNCEL EKONOMİK DURUM DEĞERLENDİRMESİ

Derneğimiz Ekonomik Gözlem Grubu, güncel ekonomik gelişmeleri üyeleri ile birlikte değerlendirdi. ESİAD Dernek Merkezi’ndeki toplantının açılış konuşmasını ESİAD Yönetim Kurulu Başkanımız Fadıl Sivri yaparken, Yönetim Kurulu Üyesi ve Ekonomik Gözlem Grubu Başkanı Muhittin Bilget ile Ekonomik Gözlem Grubu Üyesi Saim Uysal ekonomideki son gelişmeleri ve gelecek öngörülerini sunum eşliğinde anlattılar. Açıklanan “Yeni Ekonomi Programı”nı değerlendirdiler.

resim_1

Yönetim Kurulu Başkanımız Fadıl Sivri, Türkiye’nin ekonomik anlamda zor bir yaz dönemi geçirdiğini belirterek, faiz artırımı ve Yeni Ekonomi Programı ile birlikte ekonomideki sorunların aşılması için önemli hamleler yapıldığını söyledi. Ekonomideki sorunlardan özellikle reel sektörün etkilendiğinin altını çizen Sivri, “Türk lirasındaki değer kaybı bir dizi önde gelen Türk şirketinin başta döviz bazındaki krediler olmak üzere borçlarının yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmaya devam ediyor.

2013 yılından beri gelişmiş ülkelerin Merkez Bankalarında sıkılaştırma politikaları izlenmesi ile beraber ucuz kredi bolluğunun sona erdiği, dolayısıyla fonlama maliyetlerimizin giderek daha da artacağı, üretim sektörlerinin kendi dinamikleri içinde katma değer yaratması gerektiğini dile getirmiştik.  Geçen ay yüzde 18 ile 2003 yılından bu yana en yüksek enflasyon seviyesini gördük. Giderek üretim ve tedarik sorunu oluşuyor. Ara malı üreten ve döviz kredisi kullanan KOBİ’lerin üretimi kısması veya tedarikten çekilmesinin hem istihdam hem de ekonomi geneli için olumsuz sonuçları olur. Özellikle orta ölçekli üreticilerin sorunlarını çözecek düzenlemelere ihtiyaç var. Bundan sonra hem para hem maliye politikaları ile aşırı ısınmış olan ekonominin biraz süre yavaşlamasına izin vermek ve daha dengeli bir büyüme politikasına oturtmak gerekiyor” dedi.

Taviz verilmeden uygulanmalı

Dünyada yaşanan gelişmeler ve ticaret savaşlarının da ülke ekonomisini etkileyeceğini dile getiren Sivri, Yeni Ekonomi Programı’nda bu sorunların kabul edilmesinin memnuniyet verici olduğunu söyledi. Programda öngörülmüş olan büyüme ve enflasyon hedeflerinin gerçekçi olduğunu ifade eden Sivri, bu verilerin yanı sıra cari açık ve gayrı safi milli hasıla hesaplanmasında öngörülen gelecek dönem ortalama kurların oldukça iyimser olduğunun gözlendiğini belirtti. Sivri: “Diliyoruz ki sanayici üretimine devam edebilsin, ticaret durmasın, bankacılık sistemi mutlak surette reel ekonominin işleyişine destek olacak önlemleri alma kapasitesine sahip olsun.

3 yıllık olarak hazırlanmış plan bünyesinde özellikle cari açığa etki edecek stratejik sektörlere önemli bir destek sağlanması konusu var. Daha önce de ifade ettiğimiz bu konunun Yeni Ekonomi Programı bünyesine alınması çok önemli.”

resim_3

Yeni Ekonomi Programı’nın hedeflerine ancak kural bazlı ve liyakat temelli bir şekilde, bağımsız kurumları koruyarak ve doğru adımların atılmasından hiçbir şekilde taviz verilmeden ulaşabiliriz.

Siyasetin ekonomi üzerindeki ağırlığının azaltılmasını ve ABD ile yaşanan siyasi bir kriz ortamından sonra AB‘nin Türkiye’nin yanında olduğuyla ilgili açıklamalarını ESİAD olarak destekliyoruz. AB vizyonuna değer veriyoruz. AB’ye tam üyelik ve Gümrük Birliği’nin genişletilmesi gibi hususlardaki iyileşmelerin Türkiye’nin ekonomik sorunlarının aşılmasında yardımcı bir güç olacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

Bütçe fikir verecek

ESİAD Ekonomik Gözlem Grubu Başkanı Muhittin Bilget ise sunumunda Yeni Ekonomi Programı ile hedeflenen rakamlardan cari açık ve kura ilişkin öngörülerin iyimser olduğunu belirterek, hedeflere ulaşılması noktasında bütçenin fikir vereceğini söyledi. Kamuda tasarrufun bu dönemde ön plana çıktığına, enflasyon hedefleri, cari açık ve borçların ödenmesi için mali disiplinden taviz verilmemesi gerektiğine dikkat çeken Bilget: “Yeni Ekonomi Programı’nda enflasyon ve büyüme rakamları daha gerçekçi görünüyor, ancak cari açık ve döviz kurları oldukça iddialı ve iyimser.

resim_2

Kamu harcamaları ve mali disiplin eş zamanlı olarak taviz verilmeden uygulanırsa başarı şansı yükselir. Şirketler üretim maliyetlerini ve bütçelerini oluştururken enflasyonun bu yıl TÜFE’de yüzde 20, ÜFE’de yüzde 30’dan az olmayacağını dikkate alarak yıllık programlarını revize etmeliler.

Programın taviz verilmeden uygulanması kadar, iç siyaset, dış politika, ABD ile ilişkiler ve ticaret savaşları da programın başarısını etkileyecek unsurlar.

Bankacılık sistemimiz sağlam, sermaye yeterliliklerimiz uygun seviyelerde, ancak bankaların likidite problemi yaşamaması lazım ki çerçeve program kapsamındaki yapılandırmaları gerçekleştirebilsinler. Yeni Ekonomi Programı  para ve maliye politikalarının yanı sıra aynı zamanda iç ve dış siyasette alınacak dengeleyici önlemler ve politikalarla desteklenmeli. Eğer bu sağlanacak olursa, Türkiye bu sıkıntıların da üstesinden gelecek potansiyele sahip bir ülke. Biz Türkiye’nin bu sorunların üstesinden gelebilecek güce sahip olduğunu biliyor ve buna inanıyoruz. ” diye konuştu.

Toplantı, Ekonomik Gözlem Grubumuz Üyesi Saim Uysal’ın sunumunun ardından yapılan fikir alışverişi ile sona erdi.

Basifed türkonfed AB Bilgi Merkezi İzmir